Kapasite Tahmini
Çin dışındaki yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerde devreye alınacak yenilenebilir enerji kapasitesi, tahmin döneminde ilk kez gelişmiş ekonomilerde devreye alınacak kapasiteyle aynı düzeye ulaşacak. Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) yıllık Yenilenebilir Enerji 2026 raporunu yayımladı.
Rapora göre küresel yenilenebilir enerji kapasitesi 2026-2031 döneminde yaklaşık 4.800 gigavat artacak. Bu rakam, önceki 6 yıllık dönemde eklenen kapasiteden yaklaşık yüzde 60 fazla. Artışın dörtte üçünden fazlasını güneş enerjisi sağlayacak; onu kara tipi rüzgâr enerjisi izleyecek.
Ülkeler Bazında Dağılım
Yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerin yaklaşık 1.100 gigavat ekleyeceği öngörülüyor. Çin’in katkısının yaklaşık 2.550 gigavat olması bekleniyor ve Çin küresel artışa en büyük katkıyı yapmaya devam edecek. Ancak Çin’in payı, 2025’te yüzde 60’ın üzerindeyken tahmin dönemi boyunca ortalama yüzde 53’e gerileyecek.
Hindistan’ın toplam yenilenebilir enerji kapasitesinin 2031’e kadar iki katından fazla artması bekleniyor. Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika’da ise 2026-2031 döneminde eklenecek kapasite, önceki 6 yıllık döneme kıyasla yaklaşık 3 katına çıkacak.
Şebeke Bağlantısı ve Enerji Güvenliği
Orta Doğu’daki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda geniş çaplı enerji tedarik kesintisi yaşanıyor ve bu durum ülkeleri yerli kaynaklara yöneltiyor. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırılarıyla başlayan savaştan bu yana küresel enerji piyasalarında benzeri görülmemiş kesintiler yaşandı.
Şebeke bağlantısını bekleyen projelerin kapasitesi geçen yıl yüzde 60 arttı. Bekleyen projelerin toplam kapasitesi, aynı dönemde şebekeye bağlanan rüzgâr ve güneş kapasitesinin 4 katına denk geliyor. Şebeke kısıtlarının gelişmiş ekonomilerdeki büyümeyi yavaşlatma riski bulunuyor.
UEA Başkanı Fatih Birol, yenilenebilir enerjinin büyümesinde geçmişte çevresel kaygıların temel politika önceliği olduğunu belirtti. Birol, maliyetlerin düşmesinin yenilenebilir enerjiyi birçok piyasada rekabetçi bir seçenek hâline getirdiğini, bugün yaygınlaşmanın esas olarak enerji güvenliği kaygılarıyla sürdüğünü söyledi.