Çin’in Yeni Güzergahı Türkiye’nin Pazarlarını Sıkıştırıyor
ABD’nin Çin mallarına uyguladığı ek tarifeler küresel ticaret akışlarını yeniden şekillendirirken, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bu dönüşümün Türkiye üzerindeki somut etkilerini sayısal olarak ortaya koydu. DEİK Başkanı Nail Olpak, Çin’in ABD’ye ihracatının 2024’teki 462,63 milyar dolardan 2025’te 327,49 milyar dolara — yüzde 29,22 — gerilediğini açıkladı. Boşalan bu hacim, büyük ölçüde Türkiye’nin geleneksel ihracat alanlarına aktı.
Rakamlar Makas Açılışını Belgeli
Çin’in ASEAN’a ihracatı 2025’te 666,2 milyar dolara çıkarken Afrika’ya ihracat yüzde 25,9 artışla 224,77 milyar dolara, Orta Doğu’ya ihracat yüzde 9,7 artışla 258,71 milyar dolara ulaştı. AB’ye ihracat da yüzde 8,63 artışla 560,77 milyar dolara yükseldi. Türkiye’nin kritik ihracat pazarı olan BAE’de Çin 72,9 milyar dolarlık ihracata ulaşırken Türkiye aynı dönemde 9,28 milyar dolar seviyesinde yatay seyretti. Mısır’da Çin’in pazar payı yüzde 18,56’ya çıkarken Türkiye yüzde 3,61’de kaldı. Cezayir’de ise durum daha belirgin: Türkiye’nin ihracatı 2025’te yüzde 14,6 azalarak 2,46 milyar dolara gerilerken Çin 13,91 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. İki ülke arasındaki fark 11,45 milyar dolara çıktı.
Kur Avantajı Sınırlı, Yapısal Sorun Ön Planda
Olpak, ihracatçının finansmana erişim, kur dengesi ve maliyet baskısını birincil sorunlar olarak gördüğünü belirterek kur artışının tek başına çözüm olmadığını vurguladı. İthalatın ihracatı aştığı bir ekonomide kur değer kaybının kısa vadede ihracatçıya avantaj sağlayabileceğini, ancak bu etkinin iç fiyatlara yansıması nedeniyle orta vadede anlamlı bir çözüm üretmediğini aktardı. DEİK’in tespitleri, Türk ihracatçısının Çin kaynaklı fiyat baskısına karşı kur destekli bir koruma kalkanı yerine ürün farklılaştırması ve pazar çeşitlendirmesi gerektirdiğine işaret ediyor.
