SPK Başkanı Hakkında Soruşturma İzni Talep Edildi: Fon Manipülasyonu Soruşturması Genişliyor

SPK Başkanı Hakkında Soruşturma İzni Talep Edildi: Fon Manipülasyonu Soruşturması Genişliyor (temsili görsel)

Savcılık SPK Başkanına Yönelik İzin Talebini Bakanlığa İletti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu, 30 Eylül 2026 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderdiği yazıyla Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan soruşturma yürütülmesi için izin talep etti. Savcılık, Gönül’ün yatırım fonlarının denetiminde görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğine dair “açık ve yeterli emareler” bulunduğunu ileri sürdü.

Soruşturmanın Kapsamı ve Adı Geçen Fonlar

Başsavcılık, Borsa İstanbul Pay Piyasasında manipülatif işlemlerin portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonları aracılığıyla gerçekleştirildiğine ilişkin dört ayrı soruşturma yürüttüğünü açıkladı. Savcılık yazısında nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kara para aklama ve piyasa dolandırıcılığı suçlarına atıfta bulunuldu. Soruşturma kapsamında adı geçen fonlar şunlar: Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Tera Portföy Algoritmik Stratejiler Serbest Fon, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu, Pusula Portföy Birinci Değişken Fon, Atlas Portföy Serbest Fon ve Hedef Portföy İkinci Serbest Fon. Savcılığa göre söz konusu fonların bir bölümü, benzer nitelikteki fonlara kıyasla olağandışı düzeyde kazanç sağladı; yatırımcıların ise SPK denetimini güvence sayarak bu fonlara yöneldiği belirtildi.

SPK’nın Denetim Sorumluluğu ve Yatırımcı Mağduriyeti

Savcılık yazısında SPK’nın yatırımcı haklarının korunması, fonların mevzuat uyumunun denetlenmesi ve piyasa ile fiyat hareketlerinin gözetilmesi konularında asli sorumluluğu bulunduğu vurgulandı. Başsavcılık, SPK’nın 2024 yılından Eylül 2026’ya uzanan dönemde bazı hisselerdeki manipülatif işlemlere ilişkin raporlar hazırlayarak savcılığa suç duyurusunda bulunduğuna dikkat çekti. Kamuoyunda “fon krizi” olarak anılan süreçte birçok yatırımcının yatırdığı ana parayı dahi geri alamadan mağdur olduğu savcılık yazısında kayıt altına alındı. Soruşturma dosyalarında, portföy yönetim şirketleri bünyesindeki kişi ve yapıların yönlendirmeleriyle “imkânsız tabir edilebilecek nitelikte kazançlar” sağlayan tarafların tespit edildiği bildirildi.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON DAKİKA