Ali Y. Koç’tan New York’ta Yenilenebilir Enerji Mesajı
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, COP31 öncesinde New York’ta düzenlenen COP31 İş Forumu New York Diyaloğu’nda özel sektörün iklim gündemindeki rolünü değerlendirdi. IEA Başkanı Fatih Birol ve IFC Genel Müdürü Makhtar Diop ile aynı panelde konuşan Koç, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinin on yılda dramatik biçimde yükseldiğini ancak depolama altyapısındaki yetersizliğin bu kapasitenin tam kullanımını engellediğini vurguladı.
Kapasite Var, Depolama Yok
Koç’un aktardığı rakamlar, Türkiye’nin enerji dönüşümündeki yapısal açmazı somutlaştırıyor. Ülkenin kurulu yenilenebilir enerji kapasitesi 10-15 yıl öncesiyle kıyaslandığında yüzde 60-63 seviyesine ulaşmış; ancak depolama altyapısının yokluğu bu kapasitenin yalnızca yüzde 40’ının kullanılabilmesine izin veriyor. Koç, üretim ve depolama kapasitesinin eş zamanlı geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. İthal yakıt bağımlılığının enflasyon ve iş yapma maliyetleri üzerindeki doğrudan etkisine de değinen Koç, Hürmüz Boğazı kaynaklı tedarik riskini kısa vadeli bir sorun olarak tanımlarken uzun vadede enerji talebinin büyümeye devam ettiğini belirtti.
Düzensiz Rekabet Koşulları ve Kamu Politikasının Rolü
Koç, uluslararası rekabetin yalnızca şirketler arasında değil, ekonomik sistemler arasında yaşandığını savundu. Gelişmiş ülkelerde yüzde 5-6 seviyesinde seyreden finansman maliyetinin gelişmekte olan ülkelerde iki ila üç katına çıkmasını ve vadelerin kısalmasını eşitsiz rekabet koşullarının somut göstergesi olarak öne sürdü. Çin’deki kamu teşviklerinin 2004-2025 döneminde diğer OECD ülkelerine kıyasla sekiz kata kadar daha yüksek olduğunu hatırlatan Koç, küresel ölçekte tek tip bir düzenleme politikasının mümkün olmadığını kabul ederken iklim açısından doğru olanla ekonomik açıdan sürdürülebilir olanın mümkün olduğunca yakınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
