ABD-İran Gerilimi Sivil Kayıp İddiasıyla Tırmandı
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) “ABD ordusu sivilleri asla hedef almaz” açıklamasını reddetti. İran, 1 Eylül 2026 tarihli saldırıda Hürmüzgan eyaletinin Sirik kentine bağlı Kuhestek bölgesindeki bir düğün evinin vurulduğunu, saldırıda 4 yaşındaki bir çocuk dahil en az 4 kişinin öldüğünü ve 68 kişinin yaralandığını açıkladı.
Tarihsel Referans ve “Savaş Suçu” Nitelendirmesi
Bekayi, ABD ordusunun geçmişte Afganistan ve Irak’ta düğün törenlerini hedef aldığı iddia edilen saldırılara atıfta bulundu; 2002 Kakarak, 2004 Mukaradeeb, 2008 Deh Bala ve Wech Baghtu vakalarını sıraladı. İran, söz konusu saldırıyı “savaş suçu” olarak nitelendirirken CENTCOM Sözcüsü Tim Hawkins’in yaptığı açıklamayı doğrudan yalanladı. Bunun yanı sıra Bekayi, ABD’nin 28 Şubat’taki Minab saldırısında bir ilkokulun vurulduğunu ve 168 kişinin hayatını kaybettiğini de hatırlattı.
Piyasa Yansımaları: Enerji ve Risk İştahı
Haber, Hürmüz Boğazı’nın yakınındaki Hürmüzgan eyaletinin yeniden gündemin merkezine girmesiyle enerji piyasaları açısından izleme gerektiren bir tablo ortaya koyuyor. İran’ın aynı dönemde Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan iki tankerin mayına çarptığını duyurması, bölgedeki deniz taşımacılığı riskini artıran ayrı bir gelişme olarak öne çıkıyor. ABD-İran geriliminin derinleşmesi, petrol arz güvencesi endişelerini besleyerek ham petrol fiyatlarında oynaklığa zemin hazırlayabilir; aynı zamanda Hollanda’nın altınlarını ABD’den Londra’ya taşıması ve Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının yükselmesi gibi eş zamanlı gelişmelerle birlikte küresel risk algısını olumsuz etkileyen bir ortam şekilleniyor.
