Fed Beklentileri Tahvil Piyasasına Yön Veriyor
Tahvil yatırımcıları, Fed’in faiz artışlarını daha da ileri taşıyacağı yönünde güçlü pozisyon tutmaya devam ediyor. Bloomberg anketine katılan ekonomistler, bugün TSİ 15:30’da açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin eylül ayında yaklaşık 90.000 artış göstereceğini öngörüyor. Ağustos ayındaki 162.000’lik artışa kıyasla belirgin bir yavaşlamaya işaret etse de bu rakam, yılın şimdiye kadar kaydedilen aylık ortalamasıyla örtüşüyor ve işgücü piyasasının dayanıklılığını korduğuna işaret ediyor.
Rallinin Eşiği Yüksek
T. Rowe Price’tan Steve Boothe, ABD Hazine tahvillerinde değer kazanımı için yalnızca zayıf bir istihdam verisinin yetmeyeceğini belirtti; piyasalarda yükseliş için sıfıra yakın, hatta negatif bir istihdam rakamının yanı sıra ücret verilerinde de aşağı yönlü sürpriz gerekmekte. BMO Capital Markets ABD faiz stratejisi başkanı Ian Lyngen ise işgücü piyasasında erken stres işareti olarak okunabilecek zayıf bir verinin, beklenti düzeyinde veya biraz üzerinde bir rakamın tetikleyeceği satışa kıyasla orantısız biçimde güçlü bir yükseliş getirebileceğini vurguladı. Fed yetkilileri Michelle Bowman ve Philip Jefferson’ın ilave faiz artışına karar vermeden önce daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını dile getirmeleri, perşembe günü satış baskısını hafifletti; 2 yıllık ABD tahvil getirileri yaklaşık 10 baz puan düşerek %4,8’in altına gerilerken 10 yıllık tahvil getirileri de 24 yılın zirvesinden çekildi.
Fransa’dan Gelen Risk Primi Baskısı
Avrupa cephesinde Fransa, artan borç ve finansman maliyetlerini frenlemek amacıyla 54 milyar euroluk bütçe düzenlemesi paketi açıkladı. Paketin yaklaşık yüzde 60’ı harcama kesintilerinden karşılanacak; hükümet bütçe açığını bu yılki GSYH’nin yüzde 5,4’ünden 2027 itibarıyla yüzde 5’e indirmeyi hedefliyor. Azınlık hükümeti konumundaki Başbakan Sebastien Lecornu liderliğindeki kabine, planı parlamentodan geçirebilmek için muhalefetin taleplerini karşılama ile yatırımcılara güven verme arasında denge kurmak zorunda. Fransa tahvillerindeki ve Euro Bölgesi risk primlerindeki gelişmeler, bu süreçte küresel sabit getirili piyasalar tarafından yakından izleniyor. Avrupa’daki bu belirsizlik ortamı, yatırımcıların ABD Hazine kağıtlarına güvenli liman talebi yönelimini de destekliyor.
